| Parayı lükse değil işime yatırıyorum |
|
Makedonya göçmeni bir aile... Zorlanarak açtığı bir bakkaldan bugün yaklaşık 100 zincirlik bir mağaza devine yolculuk. Pehlivanoğlu Şirketler Grubu’nun Yönetim Kurulu Başkanı Ali Pehlivanoğlu ile söyleştik. Pehlivanoğlu bugünlere nasıl geldi? - 1980’lerin başı, içimdeki yatırımcı ruhuna karşı koyamaz haldeyim. Kendi işimi kurmak için, 6 yıldır çalıştığım Turyağ’dan ayrılmaya karar verdim. Tek sermayem, işyerinden alacağım tazminat. Bölge müdürümden tazminatımı alarak işten ayrılma izni istedim, kabul etti. Gönlümde yatan toptancılıktı. Alım şartlarının uygunluğundan bol kazanç söz konusuydu. Bir de, bakkal açma fikri vardı. İstifa haftasının son iş günü parayı aldım. Ama, hafta sonu tatili var. Yatırımcı ruh, "Parayı cebinde tutma, 2 gün değerlendir" diyor. Aklıma, bir bankere yatırmak geldi. Düşündüğüm bankere gittim, büronun önü ana baba günü gibi. Hava çok soğuk. Karar değiştirdim ve evime gittim. Pazartesi sabahı bankerin iflas ettiğini öğrendim, hayatımın dönüm noktası oldu. Tazminatı Pehlivanoğlu’nun kuruluş sermayesi yaptım. İlk mağazayı 14 Haziran 1980’de Üçkuyular’da açtık. Daha sonra, kardeşlerime de mağaza açmaya başladık. "Pehlivanoğlu Bakkaliyesi’’ perakende mağazalar zincirine dönüşmeye başladı. Ancak pazar, o günlerde belediye şirketi olan Tansaş’ın (Tansa) elinde. Bu nedenle 10 yıl 4 mağazayla sınırlı kaldık. 90’ların başında, önemli bir kararın eşiğine geldik: ’’Devam mı, tamam mı?’’ Bu dönemde, yurt dışında işin nasıl yapıldığını inceledim. Ayrıca, o yıllarda bir de 17 toptancı arkadaşla kurduğumuz İZTOP vardı. 10 yılımı verdiğim İZTOP’la işin inceliklerini öğrendim. Ancak, bu sürede şirketin başında yeterince duramadım. Aynı yıl İZTOP dağıldı ve işin başına döndüm. Ailenin kararı da, ’yola devam’ oldu. Aslında hedefim bu kadar büyük değildi. Büyük düşünmeyi rahmetli Turgut Özal öğretti. İZTOP’ta harcadığım mesaiyi Pehlivanoğlu’na verseydim bugün çoktan 200 mağazaya ulaşmıştık. Dokuz yaşında iş hayatı áMakedonya’dan 1956’da ailesiyle Manisa Akhisar’a göç eden Ali Pehlivanoğlu ticaret hayatına 9’undayken başlıyor. Sabahları okul önünde simit, öğlenleri maç arasında gazoz, akşamları da sinemada çekirdek, kaynamış mısır, kestane satmış, pazarcılık yapmış. Pehlivanoğlu, lise eğitiminin ardından, bir süre öğretmenlik yapıyor. 800 lira maaşla geçinemeyince ticarete yöneliyor. Bir dönem bankacılıkla uğraşan Pehlivanoğlu, Turyağ’da satış elemanı oluyor. Bu arada Manisa Maliye Muhasebe Bölümü’nü bitiren Pehlivanoğlu, bakkallıktan süpermarket devine dönüştürdüğü yeni ufuklara yelken açıyor. BÜYÜMEK İÇİN ORTAKLIĞA AÇIĞIZ Yeni stratejiler, hedefleriniz? - Merkezimizi 4 yıl önce İstanbul’a taşıdık. Hedefimiz sağlıklı büyüme. Bu hedef doğrultusunda Ege’de de mağaza açmaya devam edeceğiz. İstanbul’da da 10 mağaza açılacak. Onu İMKB’de halka arz izleyecek. Büyümek, 200 mağaza hedefine ulaşmak için yabancı ortaklıklara da açığız. Teklif çok. Ancak, somut bir şey yok. Malum, mahallenin kızı güzelse talibi çok olur. Bekleyip göreceğiz. BİZİM İLKELERİMİZ ÇOK ÖNEMLİ Peki öncelikleriniz, ilkeleriniz? - Bugün toplam 9 şirkette bin 500’ü bulan personelle ilk kuralımız dürüstlük. Pehlivanoğlu’nda tüketici her türlü hakka sahiptir. Bunun yanı sıra İzmir’de ilk kredi kartı ve tüketici kartı uygulamasını da biz başlattık. Türkiye’de ’stoklu’ çalışan ender firmalardanız. Ayrıca, Türkiye’de hem patronluk, hem de satın alan tek kişiyim. Bu nedenle fiyat hareketlerini çok yakından takip ediyorum. Daha lüks bir hayat yaşamaktansa kazandığımı işime yatırmayı tercih ediyorum. Hareketli bölgelerde ayakaltı ya da ufak mağazalar denen bir model uyguluyoruz. En büyük mağazamız bin metrekare. Bu modelde fazla risk yok. Ayrıca, çok çabuk hareket eden ve hızlı karar alıp uygulamaya koyabilen bir yapıda oluşumuz alım, yatırım ve fiyat açısından rakiplerimize kıyasla avantaj sağlıyor. Grup olarak iddialı olduğumuz alan şarküteri. Mağazalarımızda kendi etimizi pazarlıyoruz. |
